3 Kasım 2013

Soru Sorma Sanatı





Her güne yepyeni sorularla başlıyorsunuz, gün boyu da bu soruların sayısı artıyor. Hem çözdüğünüz/çözemediğiniz sorularla ilgili olarak, hem de sözel olarak sorularınız oluyor. Peki bunları nasıl çözüme ulaştıracağız?


Soruları ikiye ayıralım istersen; Sözel sorular (Balinalar memeli hayvan mıdır? gibi) ve Sayısal sorular(genellikle kağıt üzerinde olurlar).


Sözel Sorular

Sözel sorularını nasıl soracaksın, örneği biyolojiden vermiş olmam dolayısıyla biyoloji dersi sorularını örnek alalım ve benim nasıl yaptığımı anlatayım sana. Herhangi bir anda aklıma gelen bu gibi sözel soruları bir arkadaşıma sorardım, o da bilemezse veya o an ulaşamamışsam hemen biyoloji kitabının kapağının iç tarafına onları sıralardım. (beyaz kartona yazmak da bir farklı oluyor :)) [Dipnot, soru soracak arkadaş bulmak/arkadaşlarına soru sormak için bu yazıya bir bak.]

Şu şekilde;
  •  Öglenada kloroplast var mı? -
  •  Hücre duvarı mı hücre çeperi mi kalınlaşmaz? -
  •  Balinalar memeli hayvan mıdır?
Sonra, hocama veya arkadaşlarıma bunları direkt sıralardım. Cevabını aldığım soruları bir de kendi cümlemle kurma alışkanlığım vardı, bunu yapman fayda getirir. Kendi yorumunla kendi cevabı bulmuş ve mantığını öğrenmiş aynı zamanda yorumunun doğruluğunu kabul ettirmiş olursun.
Cevaplarıma ulaştıktan sonra o kapaktaki sorular bu hali alırdı:


  •  Öglenada kloroplast var mı? - Var, öglena gerektiğinde fotosentez yapar.(?)
  •  Hücre duvarı mı hücre zarı mı kalınlaşmaz? - Hücre duvarı kalınlaşır, zar ise kalınlaşmaz. (? ve ?)
  •  Balinalar memeli hayvan mıdır? - Evet balinalar memeli hayvandır. Balinalar balık değil. (?)
 ve kapağımı bu şekilde komple doldururdum. Arada da, özellikle yeni soru ekleyeceğimde, 5-10 saniye hızlıca göz atardım bunlara. Kapak dolduğunda başka boş yerlere yazardım (Kitaplarımın ilk 5 ve son 5 sayfaları bunlarla dolabiliyordu :))

Sayısal Sorular
Sayısal sorular sözel sorular gibi çok önemli. Bunları sorarken ufak ama halledilebilen bir dezavantajımız var. Şimdi sayısal derslerin soruları genelde birçok farklı kaynaktan birçok farklı yerde olur. Burada sana iki sorma yöntemi ve ikisinin de avantaj, dezavantaj incelemesini yapacağım.

* Kapağa yazma. Evet, kapağı baya verimli kullanıyordum ^^ Şöyle ki, ben mesela Yeniçağ Avrupası'nda 3. Testin 4. sorusunu çözemedim. Bir soru için tamam ama sayısı artınca hepsinin yerini değil akılda tutmak, kağıt koysan bile kaybolabiliyor. O yüzden ilk zamanlar şunu uygulardım;
Sayfa Sayısı - Soru No.
49               -  3
123             -  4,7
142             -  13
bunlardan çözümünü öğrendiklerimin üstünü çizerdim veya onları silerdim. Kullanışlıdır :)
Bunun dezavantajı şu; soru sorarken her sayfayı tek tek açarken vakit kaybı oluyor ve silmediğinde karışabiliyorlar, bunu sordum mu sormadım mı diye ikilemde kalabiliyorsun.

* Sorucuk oluşturma ^^ Tek ihtiyacın 1-2 tane zarf ve bir maket bıçağı. Bir testi bitirdiğinde kaç sorun çıktıysa onları maket bıçağıyla kesip zarfına koyuyorsun. İstersen zarfları gruplandırabiliyorsun da, istediğin yere kitap taşımaksızın sorularını götürebiliyorsun.
Bunun dezavantajı da, maket bıçağını dikkatli kullanman dışında; Kestiğin sorunun arkasında başka bir soru varsa biraz uğraştırabiliyor :) Buna dikkat ettiğinde geriye dezavantaj kalmıyor ;)

İyi çalışmalar :)


<script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script> <!-- wm250x250 --> <ins class="adsbygoogle" style="display:inline-block;width:250px;height:250px" data-ad-client="ca-pub-2751289942266200" data-ad-slot="4701762618"></ins> <script> (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({}); </script>

Soru Sorma Sanatı Paylaşan: Sabri Turhan

0 Yorum:

Yorum Gönder

Yorum yaparak bize destek olabilirsiniz...